Teknolojik gelişmelerin dev adımlarla ilerlediği dünyamızda , her kesimden her yaştan insanın bilgisayarlarla olan yakınlığı her gün artıyor. Yaşamımızın gittikçe daha vazgeçilmez parçası haline gelen bilgisayarlar ,insan beyninden esinlenerek yapılmıştır.
Nöroloji alanındaki her yeni bilgi sanal dünyaya yansır. Yakından bakarsanız bilgisayar ile insan beyni arasındaki benzerliklere şaşırabilirsiniz. Bilgisayarlar, makine ( hardware ) ve yazılım( software) olmk üzere iki paçanın bütünlük içinde çalışmasıyla işlem yaparlar.
İnsan beynide sinir sistemi (makine)ve zihnin ( yazılım) bütülük içinde çalışması ile işlem yapar.Zihnin yazılımı 3D farkındalığı programıdır. Düşünce-> Duygu-> Davranış akışıdır. Acil durumlar hariç, bu sıra hiç değişmez. Yani önce bir şey düşünürsünüz , bu düşünce sizde bir duygu yaratır ve bu duyguda sizde bir davranışa sebep olur. Ve bu sıra HİÇ değişmez. Yani bir şey düşünmeden bir duygu durumuna giremezsiniz. Duygularımız düşünelerimizi takip eder. Yani düşüncelerimiz değiştiğinde duygu durumumuzda değişir.Olumsuz düşünceler ,endişeli duygu durumuna sebep olur ve endişeli olduğumuz zaman davranışlarımız aceleci ve sabırsız olur. Davranışlarımızda hem bizim hem yakın çevremizdekilerin yaşam kalitesin etkiler. O zaman düşüncelerimizi monitör edersek ,bizde olumlu duygu durumu yaratacak düşüncelere geçit verirsek duygusal yaşamımızda istediğimiz dengeyi buluruz. Ufak bir problem dışında...Günlük düşünce sayımız...Sabah gözünüzü açtığınız andan itibaren düşünce akışı başlar ve akşam gözünüzü kapatıp uykuya dalıncaya dek hiç durmaz.
Sizce günde kaç düşünce düşünüyorsunuz? Yüzlerce...binlerce...
1996 yılında ,İngiltere de yapılan bir çalışmada bir insanın günde,uyanık kaldığı sürede ( bu çalışmada 12 saat baz alındı) ortalama 60.000 düşünce düşündüğü ortaya kondu. Bu kadar düşünceyi montör etmeye çalışmak fulltime bir iş ; pratik bir stratejiye benzemiyor. Peki nereden başlayalım?
Şimdi bu farkındalığın günlük yaşamımızda nasıl çalıştığına bir bakalım.
Sabah gözünüzü açtığınız andan itibaren ilk düşündüğünüz 5 düşünceye Çekirdek düşünce denir.Bu düşünceler 68 saniyede kendilerine benzer 15-20 düşünceyi kendilerine çekerek bir düşünce bulut oluştururlar. Bu düşünce bulutu bedende kimyasal değişimi başlatır,duygunuzun cinsine göre hormonlar salgılanır yani duygu durumu yaratılır. Bu duygu durumuda o günkü davranışlarınızı belirler.
Yatağın ters tarafından kalkmış insanlardan hepimiz nasibimizi almışızdır.Bu durumu 3 D farkındalığı ile şöyle açıkayabiliriz.
Ters kalkılan sabahın gecesinde genelde endişe verici düşüncelerle uykuya dalınır. Zihin bütün gece bu düşünceleri evirir,çevirir ve sabah zihniniz kaldığı yerden devam eder.Gözünüzü açar açmaz olumsuz düşünceler sıralanır.Eğer hava kapalıysa ‘ Hava yine yağmurlu .Yağmurlu günlerde içim sıkılır.Canım hiç bir şey yapmak istemez.İşlerim hep ters gider.’ Gibi bir düşünce akışı olumsuz çekirdek düşünceye örnektir. Bu çekirdek düşünce ,zihin arşivinizde kendisine bezeyen ne kadar düşünce varsa hepsini davet eder.’ Geçen hata Salı günüde hava kapalıydı. Toplantı berbat geçti . Beklediğim terfi hayal oldu.........’ gibi 15-20 tane benzer düşünce zihninize üşüşür. 68 saniyede bir eşiğe ulaşırlar ve bedende kimyasal değişim başlar. Olumsuz düşünceler bedeninizde stres hormonlarının, mesela en çok bilineni Adrenalinin salımını başlatır. Adrenalin kaslarınızı gerer, dikkatinizi toplamanızı zorlaştırır,karasızlığı artırır ve kendinizi endişeli duygu durumunun içinde bulursunuz. Bu duygu durumunda size ‘ Günaydın ‘diyen insanlara bile kızarsınız, mutlu gülümseyen insanlar sinirinizi bozar. Davranışlarınız gergin ,aceleci ve sabırsız olur. İşte yatağın ters tarafından kalkmak diye buna denir.
Madem düşüncelerimizi takip edemiyoruz ( çok hızlı ve çok fazlalar) , 3 D farkındalığını bilmem ne işime yarayacak?
Bilmek yolun yarısıdır.Düşüncelerimizi takip edemeyiz ama duygularımızın çoğu zaman farkına varırız.Birşey düşünmeden bir şey hissedemeyeceğimizi biliyoruz artık. Ve iyi haber: Bedende bir duygu durumu ortaya çıktığında bu durum 15 dkika ile 90 dakika arasında kalıcıdır.Düşüncelerimizin cinsine göre salgılanan hormonlarımızın her birinin yarı ömrü vardır. Mesela bir kişinin size haksızlık yaptığını düşündünüz. Bu düşünce zihin arşivinizdeki haksızlıkla ilgili benzer bütün düşünceleri dikkatinize sundu. 68 saniye sonra bedeninizde Öfke hormonları salgılanmaya başladı. Ve siz öfkelisiniz. Bu durumunuz 20 dakika sürecek.Çünkü öfkede salgılanan hormonların yarı ömrü yaklaşık 20 dakika..Size haksızlık yaptığını düşündüğünüz kişi hatasını anlayıp hemen özür dilese bile siz 20 dakika boyunca öfkeyi hissedeceksiniz.Davranışlarınızda bu durumu yansıtacak.
Durumu biraz daha açıklığa kavuşturmak için başka güncel bir örnek verelim.Diyelim ki kendinizi içiniz sıkılırken, endişeli bir durumda farkettiniz. Hemen kendinize şunu sorun.’ Ben biraz önce ne düşünüyordum? ‘Çünkü endişeli olmanız veya içinizin sıkılması için mutlaka birşeyler düşümüş olmalısınız. Ne düşündüğünüzün farkına varmak ilk adım. İkinci adımda düşünceyi çeşitlendirmek. Düşündüğünüz olmsuz senaryoyu 3 ana başlıkta toplamak. En iyi senaryo( genellikle hiç aklımıza gelmez ama olasıdır),en kötü senaryo ( ilk aklımıza gelen ve saplanıp kaldığımız olmsuz düşünce)ve en olası senaryo ( daha önce benzer durumların en çok bu şekilde sonuçlandığı).
Gerçek şu ki yaşamda her ne probleminiz olursa olsun ( iş ,eş, çocuk, para vb.)hepsinin kaçınılmaz üç açılımı olur.En iyi sonuç,en kötü sonuç ve en olası sonuç. Olumsuz duygu durumunu yaratan en kötü sonuçta takılıp kalmamızdır.Diğer iki seçeneği kendimize hatırlattığımızda duygu durumumuz değişmeye başlar.
3 D farkındalığnı bilmek ve uygulamak demek duygularınızın hakimi,efendisi olmanız demektir. Kendinizi istediğiniz duygu durumuna istediğiniz zaman sokabilmeniz anlamına gelir. Bu melekeyi kazanmak için 21 gün boyunca şu alıştırmayı yapmanız yeterli.
1-Kendinizi olumsuz duygu durumunda yakaladığınızda , sizi bu durağa getiren düşünceyi bulun.
2- Bu düşünceyi çeşitlendirin.
3- En olası sonuca odaklanarak plan yapın .
4-Dikkatinizi başka bir işe yönlendirin
Evet, artık ‘ Mazeretim var; asabiyim ben’ tarih olmak üzere.
Efendi sizsiniz.
Başka bir konuda buluşmak üzere.
Sağlıcakla kalın.
“ Bugün kendinize bir iyilik yapın daha iyi bir yaşam için ilk adımınızı atın; randevunuzu alın. ”